Al-i İmran 31
Rabbımız, Al-i İmran Suresi 31.Ayet-i Kerime'de şöyle buyuruyor:
"Habibim
Ahmed, Rasulûm yâ Muhammed de ki: Eğer ALLAH'ı seviyorsanız bana uyunuz
ki; ALLAH da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. ALLAH son derece
bağışlayıcı ve esirgeyicidir."
Hadis-i Şerif'te de: "Bir defa bana salavât gönderene, Cenab-ı ALLAH on defa rahmet eder."
Tek
bir salavat okuyacağız, Hâlık-ı Zülcelâl on defa rahmet edecek. Niçin
böyle? Peygamberimiz çok büyük olduğundan, ALLAH yanında çok sevgili
olduğundan Rasullullah (s.a.v.)'i memnun edenlerden ALLAH da memnun
oluyor. Galip Efendi şöyle vasfediyor Peygamberimizi:
Hutben okunur minber-i iklim-i bekâda
Hükmün tutulur mahkeme-i rûz-i cezâda
Gülbank-ı kudûmun çalınır arş-ı Hüdâda
Esmâ-ı şerifin anılır arz u semâda
Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammedsin Efendim
Hak'tan bize Sultan-ı müeyyedsin Efendim.
Molla Câmî de:
"Bahçe
tarafına gitmiştim. Bütün gülleri açılmış gördüm. Gül bahçesinden Hz.
Muhammed (s.a.v.)'in kokusu geliyordu. Güneş onun yüzünü, gece
saçlarını vasfeder", diyerek duygularını ifade ediyor.
ALLAH'ımız,
Peygamberimiz için gözlerimizi, burunlarımızı açsın da görebilelim;
kokusunu hissedebilelim. Kulaklarımızı açsın da O'nun kemâlâtını
dinleyebilelim. Abdulvahab-i Şarânî, Envâr-ı Kutbiyyesi'nde Salavât-ı
Şerife okumanın on tane faydasını şöyle kaydediyor:
1- Salavât okumak, hataların affına, derecelerin ref'ine (yükselmesine), amellerin kabulüne sebep olur.
2-
Dünya ve ahiret âfetlerine karşı gelir, mânî olur. Kıyamet günü o
kimsenin imanına Rasûl-ü Ekrem (s.a.v.) şehâdet eder. "Şahidin benim ya
Rabbi! Bu kulun, bu ümmetim imanlıdır. Bana salavât okumuştu", der.
3- Kul hakkı dışında bütün günahların bağışlanmasına ve Şefaat-ı Nebeviyye'ye vesile olur.
4-
ALLAHu Teâlâ'nın gazabından, azâbından emin olarak, Rahmet-i Hakk'a
mazhar olur. Güneşin bir mızrak boyu inip, beyinlerin kaynadığı mahşer
gününde arşın gölgesinde gölgelenir.
5- Salavât okuyanın mizanda sevabı ağır gelir. Peygamberimizin Kevser havzından kana kana içer.
6- Daha dünyada iken cennetteki makamını görür. Ahirete intikali anında cennetteki makamı gösterilir.
7-
Salavât okumak, ALLAH indinde ibadetlerin en makbullerindendir.
Rasulullah sevgisi gönüllerimizin gıdasıdır. Sadece insanlar değil,
bütün yaratılmışlar O'na hayrandır. Rivayete göre, gök ile yer iddiaya
girdiler. Gökyüzü dedi ki:
"Yağmur bizden iner, Dünyayı
aydınlatan güneş, meyvelerin rengini veren yıldızlar, lezzetini veren
ay bizdedir. Hiç günah işlemeyen melekler bizde, Cebrail, Mikâil,
İsrafil, Azrail bizde; Beytü'l Mâmur, Arş-ı Azâm, Levh ü Kalem,
Sidretü'l-Müntehâ hepsi bizde; ben üstünüm", dedi.
Yeryüzü
mahsun olunca, ilham yoluyla şöyle söyletildi: "Ey gökyüzü, senin
yaratılmana vesile olan iki cihan güneşi Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v.)
de bizde doğacak, bizde büyüyecek ve bizim toprağımızda, Medine-i
Tahire'de yatacak."
Bunun üzerine gökyüzü ağladı ve yâ Rabbî,
Habibim, eğer sen olmasaydın kâinâtı yaratmazdım dediğin Rasûlün ne
olur beni de şereflendirsin. Miracın sebeplerinden biri de budur denir.
ALLAH, Peygamberimizden ayırmasın bizi.
Şairin biri diyor ki:
Bütün ağaçlar kalem olsa, bütün denizler mürekkep olsa, yer gök kağıt
olsa Hz.Peygamber (s.a.v.)'in vasfını bitiremezler. ALLAH O'nu kendi
nurundan yaratmış.
Bir toplantının sonunda salavât-ı şerife
getirmek adabdandır. Ayet-i Celilede: "Şüphesiz ki iyilikler,
kötülükleri yok eder" buyurulur.
8- Salavât, meclisleri
nurlandırır, fakirlik ve sıkıntıların yok olmasına sebeptir. Çok
salavât okuyanın ehl-i cennet olduğu kesin gibidir.
9- Salavâta
devam eden kimse, mahşer gününde Peygamberimize en yakın olacak
kişidir. Çünkü salavât, sevginin işaretidir ve sevdiği ile beraberdir.
10-
Salavât okumak kalpten pası siler. Münafıklığı, şâkiliği temizler.
Bütün mü'minlerin kalbinde o kimseye karşı muhabbet tecelli eder. Ve
devam edilirse Fahr-i Kâinat Efendimizi evvela rüyada, sonra açıktan
görmeye vesile olur.
İmam-ı Şarânî Hazretleri: "Her gün
Peygamber Efendimizle kabrinin üzerine elimi koyarak konuşmazsam
kendimi ricâl-i mü'minînden saymam", diyor.
Yıllarca bize
Peygamberimizi unutturmaya çalıştılar. Onun için Peygamber Efendimizi
anlatmamız lazım. Çokça salavât okuyarak gönlümüze O'nun muhabbetini
yerleştirmemiz lazım. Rabbımız dünyada, ahirette Peygamberimizden
ayırmasın bizi.
Hamd olsun alemlerin Rabbi olan ALLAH'a.